​Bayramda Reflüden koruyacak 10 altın kural
​Aziziye Belediyesi Kurban Bayramı'na hazır
​Düzgün Market 16. Şubesini hizmete açtı
​İnternet üzerinden ödemeye alıştık
  Genel      Gündem      Siyaset      Ekonomi      Spor      Dünya      Yerel      Asayiş      Eğitim      Sağlık      Teknoloji      Bölge      Kültür   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Muhammet İSPİRLİ - mispirli@alo25.com
Sırtından Vurulmak
21 Temmuz 2016 - 1056 okunma

Vahim bir durum ve bukalemun tipler…

Dilim varmıyor ama; sırtından vurulmada Türk’ün ödediği bedellere bakarsak kimse bizim elimize su dökemez.

Yazıyı kaleme aldığım dakikalarda, Onurlu İnsan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın yaveri ve darbe soruşturması kapsamında tutuklanan Piyade Yarbay Levent Türkkan’ın itirafları adeta kanımı dondurdu.

Sosyal medya hesabımdan bir refleksle “…yazıklar olsun ki bu soyadı taşıyorsun!” paylaşımında bulundum.

Ne diyor bu kandırılmış çocuk ve aptal vatan haini?

1- KANDIRILMIŞ VE KULLANILMIŞ

"Ben fakir bir ailenin çocuğuyum. Babam çok fakir bir çiftçiydi. Tarlamız, bağımız bahçemiz yoktu. Fethullah Gülen Cemaati ile ilk defa ortaokul döneminde tanıştım. İyi ve geleceği parlak bir öğrenciydim. Okulda matematikten 9 almışlığım yoktur. Ortaokulda cemaatin abileriyle tanışmıştım. 5 yaşından beri Subay olmayı hayal ediyordum. Bu idealim cemaatin ekmeğine tuz biber oldu. 1989 Işıklar Askeri Lisesi'nin sınavlarına girdim. Sınavı kendi bilgilerimle kazanacağımdan emindim. Cemaatteki abilerim de emindi. Fakat yine de bana sınav olmadan önceki gece yarısı getirip soruları verdiler. Soruları Serdar Abi getirmişti. Bursa merkezde bir cemaat evinde soruları bana vermişlerdi"

2- “Paralel Yapı üyesiyim. Fetullah Gülen cemaatindenim. 1989'da Işıklar Askeri Lisesi sınavlarına girdim. Sınavdan önceki gece soruları getirip verdiler. Ve liseyi kazandım. Genelkurmay'da emir subaylığı görevine getirildikten sonra cemaat adına verilen görevleri yerine getirmeye başladım.

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel Paşa'yı dinleme cihazıyla sürekli dinliyordum. İki boğum parmak ucu kadar 'radyo' diye tabir edilen dinleme cihazını her gün paşanın odasına herhangi bir yere koyup akşam da çıkarken alıyordum. Kendi hafızası vardı. Pili bir gün dayanıyordu. Haftada bir dolan cihazı cemaat abime götürüp veriyordum, boş olanları alıyordum. Arada sırada Genelkurmay Başkanı'nın odasına dinleme cihazı araması yapılıyordu. Doğal olarak ben bu aramaların ne zaman yapılacağını önceden bildiğim için cihazı koymuyordum.”

Birinci maddeye bakılırsa, belki acındırma acı ama nispi gerçek payı var.

Siz eğer eğitimde, öğretimde, dini olgularda, yargıda vs. Anayasal haklarda temel görevleri ihmal ve ihlal ederseniz, milli değerleri bertaraf ederseniz, birileri de kalkar bu boşluğu maddi manevi doldurur, teşkilatlanır ve bu vahim durum ortaya çıkar.

Arkasında ister ABD var deyin, ister Rus var deyin, ister ecem ister İsrail ve daha pek çok sinsi düşman var deyin…

Baştakiler kalleş, kahpe, vatan haini, alttakiler piyon olarak kullanılmış kullanılıyor belli ki…

Yıllardır kanımızı emen diğer bir terör örgütü PKK’nın özünde de bu var.

Türkiye Cumhuriyeti şablonu altında Türk’ün Kürtle problemi yoktu. Ama tarih boyunca bu olgu her zaman kullanıldı. Boşluklar siyasi, ekonomik, sosyo kültürel kandırmalarla dolduruldu… Planlı programlı… Nihai olarak binlerce kürt ailesi evlatlarına sahip olamadı. Bu yüzden bu beladan bir türlü kurtaramıyoruz…

Açılım doğru adımdı ama artistlerle bu olmuyormuş demek ki…

Gelelim malum yaverin pili bir gün dayanabilen radyo itirafına… Haftada bir değiştiriyormuş..

Doğrusu fazla da inandırıcı bulmadım… Geç bunu…

Eğer bu kahpeliği yapmışsan, bu ülkenin namusunun, şerefinin güvenlik anlamında teslim edildiği, adına Peygamber Ocağı dediğimiz kurumun bir anlamda emanet edildiği şahsın kafasındaki şapkanın tereğine de, apoletine de dinleme cihazı yerleştirirsin…

Taşıdığın kan, soyadın gibi olmalıydı…

Başbakan Binali Yıldırım’ın şu sözü beni çok duygulandırmıştı; “Farklı göz renklerine sahip olabiliriz ama döktüğümüz gözyaşlarının rengi aynı…”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaveri Yarbay Erkan Kıvrak da gözaltında…

Bakalım bu neler yumurtlayacak?

Bütün bu olgulara rağmen özellikle son aylarda Güneydoğu’da sürdürülen operasyonlarda hakikaten çok büyük bir başarı elde edilmiştir.

Burada başta Efkan Ala ve nezdinde helal süt emmiş tüm güvenlik güçlerini yürekten kutluyorum.

Sırtındaki hançerden bihaber canını feda eden Aziz Şehidim, Hakkını Helal Et!

Her kim alçakça hareket etti ve ediyorsa, senin hakkını asla ödeyemeyecek, eninde sonunda belasını bulacaktır.

Son bir paragrafla…

Mustafa Kemal Paşa savaş alanına çıktığında tam bir savaşçı, Meclis kürsüsünde ise tam bir hatipti.

13 Ocak 1921 tarihinde yapılan Büyük Millet Meclisinin bir oturumunda şair Namık Kemal’in malum şiirine şu mısra ile cevap vermişti:

Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini

Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini

İfadeye bakar mısınız… ma’der; ana, anne…

Evet, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki şartlar elbette ki o günlerle kıyas edilmese bile, geldiğimiz bu vahim durumda kurtarıcı farklı göz renkleriyle, elinde al yıldızlı şanlı bayrağı ile meydanlardadır, tankın topun önündedir, kamyonun direksiyonunda başı açık başı örtülü kol kola yan yana bu durumdan nema kapmak isteyenlere inat, birlik ve beraberlik içerisinde evladıyla, torunuyla…

“Bu vatan benim…

Tercihim demokrasi…

Bir darbe yapılacaksa adresim sandıktır…” dedi.


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Muhammet İSPİRLİ Diğer Yazıları

15 Haziran 2018 - Çifte Bayram Mı?
23 Mayıs 2018 - A Han Da Süper Lig
15 Mayıs 2018 - Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan
08 Mayıs 2018 - Şaka Mı Bunlar?
12 Nisan 2018 - Daha yeşil bir Erzurum için
02 Nisan 2018 - Umuda Yolculuk
05 Mart 2018 - Sistem şartlara göre belirleniyor…
12 Şubat 2018 - Sizlere Daha İyi Hizmet Verebilmek İçüüün…
27 Ocak 2018 - Hele Dadaş hoş musan?
17 Ocak 2018 - Esaret’e Destek
10 Ocak 2018 - 10 OCAK…
12 Aralık 2017 - İsmail Emi Demiş Ki..
31 Ekim 2017 - Doğal Kaz
24 Ekim 2017 - Yoklama Mı Yapsak?
11 Ekim 2017 - Klavye Şerefsizleri
27 Eylül 2017 - Bu Nasıl Kent Meydanı?
07 Eylül 2017 - Bir Kenara Konulacaklar
27 Ağustos 2017 - Trafik ve Hizmetleri Hak Getire
02 Ağustos 2017 - Zeytinyağlı Yiyelim Efendim…
19 Temmuz 2017 - Bir garip ölmüş diyeler…
11 Temmuz 2017 - Hiç Bana Sordunuz Mu?
20 Haziran 2017 - Kim Kime Dum Duma…
05 Haziran 2017 - Anlaşıldı, fakat ne demek istiyorsun?
27 Mayıs 2017 - Kursağımızda Kaldı!
23 Mayıs 2017 - Geçmiş Olsun Güzel Ülkem!
17 Mayıs 2017 - Kaldı 90 Dakika…
11 Mayıs 2017 - Bu Maç Kaçmaaz…
01 Mayıs 2017 - Bende Kalmasın…
26 Nisan 2017 - Çipli Kafa Kâğıdım…
14 Nisan 2017 - Bu Ne Aymazlık…
06 Nisan 2017 - Sırası Gelmişken
26 Mart 2017 - Teşekkürler Nobre…
25 Mart 2017 - Şampiyonluk rotasındayız
21 Mart 2017 - Çekme Oğlum!..
06 Mart 2017 - “Kale Arkasına Dikkat!” Demiştim…
26 Şubat 2017 - Kale Arkasına Dikkat!
20 Şubat 2017 - Şeytanın Puştluğu
14 Şubat 2017 - Heç Oldii?
27 Ocak 2017 - BEYAZŞEHİR; Bu dergiyi mutlaka isteyin…
17 Ocak 2017 - “Söylemez”, Söylene Söylene...
04 Ocak 2017 - Bu Şehrin Kirli Havası…
27 Aralık 2016 - Terör Örgütlerinin Maşası Olmak
13 Aralık 2016 - Ankara’da Erzurum'u Tanımak…
27 Kasım 2016 - Cancağızım, Dün Dünde Kaldı Da…
21 Kasım 2016 - Bu kafayla şampiyon olsak nee, olmasak ne!
14 Kasım 2016 - Treni Kaçırmayalım…
08 Kasım 2016 - Taraftara Çağrı
25 Ekim 2016 - Tetiğe değil, deklonşöre basalım!
12 Ekim 2016 - Devletin Basın-Yayın-İlan-Enformasyon ve Ajans kuruluşları
21 Eylül 2016 - Soyuluyoruz!
02 Eylül 2016 - Kirlenen O Sıfatlar…
23 Ağustos 2016 - Erzurum’daki Askeri Tesisler…
12 Ağustos 2016 - Şoktan Uyanış,Ya da diriliş…
27 Temmuz 2016 - Meydanları Dolduranların Sesi
16 Temmuz 2016 - Geçmiş olsun!
11 Temmuz 2016 - Evet, Rektörlük seçimi…
30 Haziran 2016 - Türkiye'nin acilen...
20 Haziran 2016 - Rektörlük seçimleri mi dediniz?
11 Haziran 2016 - Bazıları için gün 25 saattir
30 Mayıs 2016 - Siyasi Panorama
23 Mayıs 2016 - İktidar değil, önemli olan muktedir olmak…
17 Mayıs 2016 - Sağlıklı Gün Dileklerimle!
05 Mayıs 2016 - Ah şu 25…
25 Nisan 2016 - Bütün pisliklere rağmen…
19 Nisan 2016 - Trabzon Yolcusi Kalmasun..
11 Nisan 2016 - Hukuk Devletinde Tuzak Olmaz!
01 Nisan 2016 - Marka Haysiyetsizler…
22 Mart 2016 - Yargıda Zaman Yönetimi…
07 Mart 2016 - Vefa İstanbul’da Bir Semtin Adı Değil…
29 Şubat 2016 - Ne Şubat Ama!
15 Şubat 2016 - Trafik keşmekeşi ve ucube yapılaşma
08 Şubat 2016 - Havuzbaşı’ndaki Bayrak Yanlıştı!
26 Ocak 2016 - Ne Kürt Ne Müslüman!
10 Ocak 2016 - Sap ile saman
07 Ocak 2016 - Tebrikler Sekmen…
31 Aralık 2015 - 365 Dün…
08 Aralık 2015 - Rus Ruleti
17 Kasım 2015 - men dakka dukka
10 Kasım 2015 - Kötü Dadı…
02 Kasım 2015 - Kolay Kazanılmadı…
27 Ekim 2015 - Bağımlılık
20 Ekim 2015 - 1 Kasım’a 10 Kala…
14 Ekim 2015 - Altınok’a Kefiliz…
28 Eylül 2015 - Büyükanne'ye bayram ziyareti...
20 Eylül 2015 - Beşi bir yerde!
13 Eylül 2015 - Ha Bu Suud’un Finduk Kadar Akli Olsa…
07 Eylül 2015 - Bu Medya Ak Parti’yi Nereye Götürür?
02 Eylül 2015 - Tekman’ın Çocukları…
12 Ağustos 2015 - Kürtler Bölücü Müdür?
26 Temmuz 2015 - Koyunlar Cağ Kebap Mı Oldu?
13 Temmuz 2015 - Yeni Bir Ak Parti…
30 Haziran 2015 - Bunlar kimin yareni?
19 Haziran 2015 - Koalisyon Belli Ama…
09 Haziran 2015 - Erken Seçim Kaçınılmaz! Eğer Ki..
02 Haziran 2015 - İstasyon Meydanı...
26 Mayıs 2015 - Vefa, Barda Oturan Sarışın Kız Mı?
Anasayfa | Künye | Bugünki Sayımız | Gazeteler | Foto Galeri | Video Galeri | Sohbet Odası
CH