Milli Eğitim Müdürü Kaygusuz’dan okullara ziyaret
Büyükşehir kendi elektriğini üretecek
​Palandöken yaya güvenliğine yoğunlaştı
Tedbir paketi, YEP’in temelini sağlamlaştıracak
  Genel      Gündem      Siyaset      Ekonomi      Spor      Dünya      Yerel      Asayiş      Eğitim      Sağlık      Teknoloji      Bölge      Kültür   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Erdal ALTUN - erdalaltun25@hotmail.com
Türkçüler Şovenist Irkçı mı?
03 Mayıs 2018 - 523 okunma

Türk, 12. yüzyıldan bu yana bu toprakların mührüdür. Bu mühürde şeref vardır, aşk vardır, kan ve can vardır. Doğu’dan Batı’ya akan Türk, çevresinden aldığı kollarla genişleyerek bugünkü hâlini almıştır. Biyolojik ve sosyolojik değişim, dönüşümle kendini her daim yenilemiş, adını ise Türk olarak muhafaza etmiştir. Şimdi bu ulu nehir içerinden ve dışarıdan kirletiliyor, kurutulmaya çalışılıyor. Herkesin milletini göğsünü gererek söylediği bir zamanda Türkler ağzına alınca şovenist ırkçılıkla itham ediliyor. Üzülerek söylüyorum ki bu zamanda Kürt, Ermeni, Çerkez, Arap vb. demek büyük meziyet, Türk’üm demek ırkçı zihniyet oldu.

Hâkim kültürün ve milletin adı olan Türk, Anadolu’da elliye kadar çıkarılan diğer milletler arasında-üstünlük taslamaktan Allah’a sığınırım-sayılarak alt kültür hâline getiriliyor. Bu durum, bir sosyal ve siyasi suikasttir. Türk’ü sıradanlaştırıp kazıdıktan sonra Anadolu’yu etnik temelli çökertmek veya değişik ideolojiler adı altında başka milletlere bağlamak daha kolay olacaktır. Dışarıdaki Türk düşmanlarını anlıyorum zira onların yüzyıllardır kuyruk acısı var. Fakat içeridekilerin Türk’ten nefreti beni kahrediyor. Dışarıdakiler pirincin içindeki siyah taş gibi belli oluyor da pirincin renginde olan içeridekiler çok zor ayıklanıyor. Bizim bu içeridekiler “Türk’üm Türkçüyüm, milliyetçiyim” diyenleri hemen şovenist ırkçı, faşist ilan ediyor. Ne tuhaftır ki “Türk’üm, Türkçüyüm” diyenleri yerden yere vuranlar, başka milletleri üstün konuma getirmekten de haya etmiyorlar. Bilmeyenlere sözüm yok, onlar sonradan öğrenebilirler. Ancak planlı bir şekilde Türk milliyetçilerini suçlayanlar katiyyen hoş görülemez. Bunlara karşı her platformda mücadele etmek bize düşen bir vazifedir. Ben mücadelemi kalemle anlatarak sürdürüyorum.

Her şey evvel millet Allah’ın ayetlerindendir. Bizleri kabile ve kavimlere ayıran Allah’tır.(Hucurât 13) Dillerimizin ve renklerimizin farklı olması Allah’ın varlığının delillerindendir. (Rum, 30/22.) İslam Peygamberi Hz. Muhammed’e de soruyorlar: “Kişinin soyunu, sülalesini(kavmini) sevmesi asabiyet(ırkçılık) sayılır mı?” Hz. Peygamberin cevabı gayet nettir: “Hayır lakin kişinin kavmine zulümde yardımcı olması asabiyettir.”(Ahmed bin Hanbel, C4. S.107) Demek ki asıl şovenist ırkçılık, kişinin kendi milletini sevmesi değil, her türlü haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği ve zulmü yapanları sırf kendi milletinden olduğu için tutmaktır. Şu hâlde Allah’ın ve Hz. Peygamberin uygun gördüğü bu millet gerçeğini din adına inkâr etmek doğru bir yaklaşım değildir. Bu nedenle bir insanın ırkını, milliyetini söylemesi, sevmesi en doğal hakkıdır, anasından emdiği süt kadar helaldir. Ben kimseye ırkını, milliyetini sevdiği için şovenist ırkçı demiyorum. Herkes nasıl milliyetini seviyorsa ben de aynı şekilde Türk’ü seviyorum.

İnsanlarda ırk bir gerçekliktir. Fakat milleti belirleyen asıl unsur sosyal psikolojik yapıdır. Irk, soy birliğini, millet ise tarih, kültür, sosyoloji dil ve kader müşterekliğini ifade eder. Dolayısıyla Türk’üm demek hem biyolojik, hem de ekseriyetle psikolojik, sosyolojik tarihsel ve kültürel mensubiyeti ortaya koyar. Bu bakımdan bir insanın fizyolojik ihtiyaçlarından sonra en fazla ihtiyaç duyduğu millet aidiyetini söylemesi şovenist ırkçılık olarak değerlendirilemez. Çünkü milliyetçilik duyguya dayalı olup doğuştan gelir, hemen hemen her insanda az veya

çok vardır. Bir insanın, kendi anne ve babasını, bir başkasının anne babasından daha fazla sevmesi doğaldır. Şimdi benim, bir başkasının anne ve babasını kendi anne ve babamdan daha fazla sevdiğimi söylemem, normal şartlar altında ne kadar inandırıcı olabilir? Beni doğurup büyüten, yetişmem için her türlü fedakârlığı yapan anne ve babamı daha fazla sevmem, onların iyiliği için çalışmam hem insani, hem dinî hem de ilmî tespitlere göre bir gerçekliktir.

Mamafih din, dil, vatan, gelenek ve görenek gibi müşterek değerlere sahip insanların birbirleriyle kısa sürede daha fazla kaynaşıp bir millet bütünlüğü oluşturmaları sosyal psikolojik bir davranıştır. Bu itibarla Türkiye’de yaşayan Müslüman bir Türk, millî ve dinî aidiyeti olan Doğu Türkistan’da yaşayan bir Müslüman Türk’e, bir Müslüman Arap’tan daha fazla yakınlık duyabilir. Yine bir Türk, din bağı gereği bir İngiliz’e değil de bir Arap’a ilgi gösterir. Amerikalı biri, televizyonda gördüğü yüzlerce Afrikalının ölümünden ziyade hiç tanımadığı bir Amerikan ailesinin ölümüne daha çok üzülür (Davıd Krec-Rıchard S.Crutchfıld, Sosyal Psikoloji, çeviri: Erol Güngör, s.28, 29.).

Türkçüyüm demek Türk’e sahip çıkmaktır. Türk devletine, milletine, kültürüne sevdalı olmak ve modern uygarlığın burçlarında Türk bayrağını dalgalandırmaktır. Böyle mefkureyi amaçlayanlar, kendini üstün, başka milletleri hor gören şovenist ırkçılığa asla tenezzül etmez, etmemelidir de. Çünkü şuurlu Türkçülerin ya da milliyetçilerin büyük çoğunluğu, başka bir milleti aşağılamayacak kadar kültüre, hoşgörüye, evrensel veya İslami değerlere sahiptir, olmayanlar da mutlaka bu seviyeye gelmelidir. Kaldı ki bizim tarihsel, kültürel, dinsel, evrensel mirasımız ve tecrübemiz; dışlayıcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici Türkçülüğe müsaade etmez. Nitekim Türkçülüğün fikir babası merhum Ziya Gökalp Türkçülükte müşterek değerler mirasına vurgu yapmıştır:" Dedelerimin bir Kürt yahut Arap muhitinden geldiğini anlasaydım yine Türk olduğuma hüküm vermekte tereddüt etmeyecektim. Çünkü milliyetin yalnız terbiyeye dayandığını da sosyal incelemelerimle anlamıştım." (Ziya Gökalp, Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri s. 231.)Ben de aynı kanaatteyim.Eğer ben Türk değil de başka kavimden olsaydım Türk terbiyesi ve kültüründe büyüdüğüm ve bunları benimsediğim için kendimi Türk olarak tanımlamakta hiç bir beis görmezdim.

Şimdi yukarıdaki açıklamalardan sonra başlıktaki sorunun cevabını veriyorum. Türkçüler Türk’e sevdalıdır, hizmetkârdır lakin kendilerini üstün gören, diğerlerini aşağılayan şovenist ırkçı değildir. Bu yazı vesilesiyle bundan 73 yıl önce 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî Hapishanesinde Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere 10 mahkûm tarafından ilk defa gerçekleştirilen Türkçülük Günü’nüz kutlu olsun.


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Erdal ALTUN Diğer Yazıları

23 Temmuz 2018 - Erzurum Adı Üzerine
23 Nisan 2018 - Eğitim Değer Vermekle Başlar
14 Nisan 2018 - Suriye’de Sofistike Savaş
09 Nisan 2018 - Yaratıcılık ve Eğitim
25 Mart 2018 - Judeo Hristiyanların Türk Düşmanlığı
18 Mart 2018 - ​Suriye Savaşı’nın Son Durumu
11 Mart 2018 - Arap Medyasında Türkiye’ye Operasyon
13 Ocak 2018 - Kim Bu Kırmızı Kurtlar?
03 Ekim 2017 - Okuma Üzerine Düşüncelerim ve İtiraflarım
23 Temmuz 2017 - Üniversiteler Sosyal Bilimlerde çöktü
24 Haziran 2017 - Oded Yinon Planı ve Orta Doğu
24 Nisan 2017 - Türk Öğrenciler Neden Mutsuz?
15 Şubat 2017 - Siyonizm ve Evangelizm Kardeşliği
16 Ocak 2017 - Orhan Okay'ın Bilinmeyenleri
17 Aralık 2016 - Küresel Terör Koalisyonu
06 Aralık 2016 - Arzımevud Gerçek Mi Safsata Mı?
09 Ekim 2016 - Kitap okumaya dair
30 Ağustos 2016 - Kalemlerinden Kan Damlatanlar
14 Ağustos 2016 - Ortak Değerlerde Buluşmak
12 Temmuz 2016 - Göçler Ülkesi ve Kaos
01 Temmuz 2016 - Türk Adının Evrimleşmesi
14 Haziran 2016 - Almanya’nın İkiyüzlülüğü
10 Haziran 2016 - Tanrı Dağı Kadar Türk: Cengiz Aytmatov
05 Haziran 2016 - Gelişmişlik ve Dil
28 Mayıs 2016 - Aydınların Mankurtlaşması
17 Mayıs 2016 - Tapınmak ve Dışlamak
18 Mart 2016 - Çanakkale Dirilişini Hatırlamak
13 Mart 2016 - Sırtlan Kaosu ve Arslan Pençesi
05 Şubat 2016 - Hilâl Yüzlü Gökbörüler
23 Ocak 2016 - Barış Diliyle Savaş Açmak
17 Ocak 2016 - PKKademisyenler
16 Aralık 2015 - Rus Nasyonalisti Dostoyevski ve Putin
03 Aralık 2015 - Erzurum'da Bir Muhan Bali Vardı Diyeler
23 Kasım 2015 - Türkmen Vebali
15 Kasım 2015 - Erzurumlu Derviş ve Dahi Türkolog: Efrasiyap Gemalmaz
17 Ekim 2015 - Nobelli Sancar'dan Türk Düşmanlarına Ders
21 Eylül 2015 - Devlet ve Devlet Düşmanları
08 Eylül 2015 - Ben 95 Yaşındaki Erzurumlu Nineyim
02 Eylül 2015 - Sevr'deki Tampon Devlete Doğru
17 Ağustos 2015 - Özyönetim ve Batı'nın Operasyonel Planı
14 Ağustos 2015 - Portre yazılarına dair
07 Ağustos 2015 - Katiller, Sakiller ve Gafiller
20 Temmuz 2015 - Örgütsel Dünya Savaşı Türkiye'de
14 Temmuz 2015 - Tasavvuf Üzerine
03 Temmuz 2015 - Komünistlerin Çin Kardeşliği ve Doğu Türkistan
29 Haziran 2015 - Suriye'de Türkmen Kantonu Kurulmalı
21 Haziran 2015 - Kürdistan Pazılı Birleştiriliyor
14 Haziran 2015 - Beyaz Türkler ve Beyaz Müslümanlar
24 Nisan 2015 - Ermeni Islahatları ve Tarihin Tekerrürü
18 Nisan 2015 - Soykırım Safsatasına Haçlı Desteği
29 Mart 2015 - Çay Sadece Çay Değildir
14 Mart 2015 - Lafla Başarılı Olmak
27 Şubat 2015 - Şirret Siyaseti
15 Şubat 2015 - Cinnet Dili ve Hâli
31 Ocak 2015 - Diaspora Saldırganlığı ve Hoybun Kardeşliği
19 Ocak 2015 - Yerli Charlie Hebdocular
08 Ocak 2015 - Erzurumlu Şair Nefi Kürt Kökenli mi?
02 Ocak 2015 - Provokasyon
29 Aralık 2014 - Türkçeye Haksızlık
14 Aralık 2014 - Osmanlıca Değil, Osmanlı Türkçesi
30 Kasım 2014 - Edebiyatımızın Dede Korkut’u: Yavuz Bülent Bâkiler
15 Kasım 2014 - Bilimde Anadolu Aslanı: Atatürk Üniversitesi
08 Kasım 2014 - Entelektüel Hokkabazlık
02 Kasım 2014 - Yazı ve Yazmak Üzerine
10 Ekim 2014 - Bölücü Vandalizm
03 Ekim 2014 - Türkiye’ye Horozlanmak
27 Eylül 2014 - İki Hükümdar ve 500 Yıllık Kan Davası
15 Eylül 2014 - Kendi Milletini Düşünmek
28 Ağustos 2014 - Malazgirt Savaşı’na Kürtler Gönüllü mü katıldı?
24 Ağustos 2014 - Erzurum’da Yetişen Bir Bilim Adamı
15 Ağustos 2014 - Erzurumlu, Bilge ve Masal Kadının Ardından
10 Ağustos 2014 - Türk Dünyasının Filistin’i: Doğu Türkistan
03 Ağustos 2014 - İsrail Yenilmez midir?
31 Temmuz 2014 - Siyonizm ve Çatışmanın Kökenleri
19 Temmuz 2014 - İsrail Karşısında Feryat ve Acziyet
11 Temmuz 2014 - Türkiye Büyütülerek mi Küçültülecek?
05 Temmuz 2014 - Komplolar Gerçekleşebilir
29 Haziran 2014 - Etnik Savaş ve Türkmenler
22 Haziran 2014 - Mezhep Savaşında Müslümanların Suçu Yok mu?
15 Haziran 2014 - ÖSYM Skandal Edebiyat Sorusu Soracak mı?
08 Haziran 2014 - Kültigin, Araplar ve Sözün Gücü
25 Mayıs 2014 - “Kadermiş!”
18 Mayıs 2014 - Bir Kara Ölüm ki SOrMayın!
11 Mayıs 2014 - Bir Zamanlar Edebiyat Vardı
03 Mayıs 2014 - Şiir Nasıl Okunmalı?
27 Nisan 2014 - Şair ve Yazarlar Psikolojik Sorunlu mu?
13 Nisan 2014 - Şiir ve Şaire Dair
04 Nisan 2014 - Halkı Aşağılamak İnsanlık Suçudur
30 Mart 2014 - İsimler Ülkenin Tapusudur
22 Mart 2014 - Erzurum’u ve Türkiye’yi Kuşatmak
16 Mart 2014 - Ölümle Beslenmek ve Bölünmek
02 Mart 2014 - Tarafgirliğin Tahribatı
23 Şubat 2014 - Gülmeye Hasret Kaldık
16 Şubat 2014 - Susuzluk, Açlık ve Yamyamlık
09 Şubat 2014 - Argolu İletişim
02 Şubat 2014 - Eleştirel Dilin Psikolojisi
26 Ocak 2014 - Erzurum’dan Haşhaşi Çıkar mı?
19 Ocak 2014 - Paralel Devlet Nedir ve Kimdir?
12 Ocak 2014 - Propagandalanıyorsunuz
05 Ocak 2014 - Dindarların Kindar Savaşı
29 Aralık 2013 - Türkçe Hassasiyeti
22 Aralık 2013 - Ermeni Açılımı ve Büyük Taviz
14 Aralık 2013 - Türk’ü İnkâr, Kime Hizmet Eder?
08 Aralık 2013 - Türk Kavramına Operasyon
01 Aralık 2013 - Toplumsal Şizofeniye Doğru
24 Kasım 2013 - Öğretmene Ne Verdiniz de Ne İstiyorsunuz?
17 Kasım 2013 - İnsan Eti Kokan Şehir!
10 Kasım 2013 - Erzurum’u(da) Kaşı(nı)yorlar
03 Kasım 2013 - Her Şeye “İslami” Demenin Sorumsuzluğu
27 Ekim 2013 - Çözümden Kapışmaya Doğru mu?
20 Ekim 2013 - Türk Toplumu Kutuplaştırılıyor
13 Ekim 2013 - Kucağımızda Oturup Sakalımızı Yoluyorlar
05 Ekim 2013 - Her Yer Megaloman
29 Eylül 2013 - Yüzyıldır Değişmeyen İslam Dünyası
22 Eylül 2013 - Emeniler Erzurum’a Yerleşecek mi?
14 Eylül 2013 - Vatan Sevgisi Değersizleştirildi
08 Eylül 2013 - Sırtlanlar Aslanları Tehdit Ederse
01 Eylül 2013 - Milliyetçilik, Ümmetçilik ve İslam Dünyası
25 Ağustos 2013 - Genel Liseler Kapatılmalı mıydı?
21 Ağustos 2013 - Not Yolsuzluğu Önlemek için Sınavlar Merkezî Olmalı
09 Ağustos 2013 - Erzurum Hastalığı
04 Nisan 2013 - Elit Liseler Ülke Genelinde Olmalıdır
Anasayfa | Künye | Bugünki Sayımız | Gazeteler | Foto Galeri | Video Galeri | Sohbet Odası
CH